Opr.Dr.Mehmet Baz
  KULAK BURUN BOĞAZ
  HASTALIKLARI UZMANI
       
 
İşitme Kaybı

Kulağın tarif edilen bu üç bölümünde, işitme sinirinde veya beyinde ortaya çıkan bir hastalık, sesin normalden daha az işitilmesini sağlar. Yapılan testlerle, işitme kaybının derecesi belirlenir.

İşitme Kaybının Dereceleri

(–10) ile (+15) dB (desibel) arasındaki işitme seviyesi çocuklardaki normal olarak kabul edilmektedir. Çocuklar yetişkinler için kabul edilmiş normal işitme seviyelerinden çok daha hassas işitme seviyesine sahiptir. Bu sınırda işitmesi olan bir çocuk çok hafif derecedeki konuşmaları dahi duyabilir. Ancak, bu durum gürültülü bir ortamda da konuşmayı ayırt etme becerisinin iyi olacağı anlamına gelmez. İşitme kaybının tipi ve dereceleri, uluslararası standartlara göre şu şekilde sınıflandırılmıştır.

-10 – 15 dB Normal İşitme

16 – 25 dB Çok hafif derecede işitme kaybı

26 – 40 dB Hafif derecede işitme kaybı

41 – 55 dB Orta derecede işitme kaybı

56 – 70 dB Orta-ileri derecede işitme kaybı

71 – 90 dB İleri derecede işitme kaybı

91 dB ve üstü Çok ileri derecede işitme kaybı

İşitme Kayıplarının Sınıflandırılması

1- İletim Tipi İşitme Kaybı: Okul çağı çocuklarında en yaygın olarak görülen işitme kaybı tipidir. Kulak kepçesi, dış kulak yolu, kulak zarı, orta kulak kemikçikleri ve kaslarında meydana gelen hastalıklar iletim tipi işitme kaybına neden olmaktadır. İletim tipi işitme kayıplarının nedenleri:

Dış Kulak Hastalıkları

Doğuştan olan problemler

Dış kulak yolu darlıkları

Dış kulak yolu iltihapları

Dış kulak yolu kiri

Travmalar (Hasarlar)

Tümörler

Orta Kulak Hastalıkları

Doğumsal anomaliler

Orta kulak enfeksiyonları

Östaki tüpü hastalıkları

Orta kulakta sıvı toplanması

Orta kulakta kireçlenme

Travmalar

Tümörler

2- Sensörinöral İşitme Kaybı: İşime kaybı koklea ve/veya daha sonrasındaki bölgeleri (işitme yolları, korteks vb.) içeriyorsa sensörinöral işitme kaybı olarak tanımlanır. Doğum öncesi (genetik nedenli, annenin hamilelikte kızamıkçık geçirmesi vb.), doğum anı (doğum travması, oksijensiz kalma, sarılık vb.) ve doğum sonrası (işitme kaybına neden olabilecek ilaç kullanımı, yüksek ateşli hastalık, enfeksiyonlar vb.) nedenlerle oluşabilmektedir. Sensörinöral işitme kayıplarının nedenleri:

İç Kulak Hastalıkları

Doğumsal hastalıklar

Genetik hastalıklar

Enfeksiyonlar

Meniere hastalığı

Yaşlanmaya bağlı işitme kaybı

İşitme kaybına neden olabilecek ilaç kullanımı

Ani işitme kaybı

Travmalar

Gürültü

Tümörler

Diğer sistem hastalıkları

İşitme Siniri ve Beyin Hastalıkları

Enfeksiyonlar

Sinir sistemi hastalıkları

Tümörler

3- Mikst (Karışık) Tip İşitme Kaybı: İletim ve sensörinöral işitme kayıplarının bir arada görülmesidir.

4- Santral İşitme Kaybı: İşitmenin normal olmasına rağmen, çocuk genel olarak konuşmayı ayırt edemez, gürültüde konuşulanı anlayamaz, not almada zorlukları vardır ve en önemlisi dikkatle problemleri çoktur, dikkatlerini bir konu üzerinde yoğunlaştırmazlar. P roblem beynin korteks adı verilen bölgesindedir.

5- Fonksiyonel/Organik Olmayan İşitme Kaybı: Kişinin herhangi bir nedenle işitme kaybı var gibi davranması ya da gerçekten işitme kaybının olduğuna inanması ile ortaya çıkan durumdur.

İşitme Kaybına Neden Olan Risk Faktörleri

• Yeni doğan yoğun bakım ünitesinde 48 saat ya da daha fazla süre kalmasını gerektiren durumların olması,

• Ailede işitme kaybı hikayesinin olması,

• Kulağın herhangi bir bölümünün anormal olması,

• İşitme kaybına yol açan enfeksiyon hastalığının olması

• Ailenin ya da bakıcının işitme, konuşma, lisan veya diğer gelişim alanlarında (zihinsel, motor, sosyal) gecikmeden şüphelenmesi,

• Ailede işitme kaybına neden olan genetik bir hastalığın olması,

• Kafa travması,

• Sık tekrarlayan orta kulak enfeksiyonu olması,

• Kandaki bilüribin adı verilen maddenin dengesinin bozulması ve vücutta birikmesi sonucu sarılık oluşması,

• Bebeğin 1500 gramın altında doğumu,

• Bebeğin işitme kaybına neden olabilecek ilaç kullanımı,

• Hamilelikte annenin ilaç kullanımı,

• Apgar puanlarının (kas tonusu, kalp hızı, uyarılara cevap, cilt rengi ve solunumun) düşük olması,

Risk faktörlerinden bir yada daha fazlasını gösteren bebekler işitme taraması amacıyla yapılan testten geçmelidir. Ancak, işitme kaybı saptanan bebek yada çocukların işitme testleri 3 yaşına kadar her 6 ayda bir yapılması gereklidir.

İŞİTME KAYBININ TEŞHİS VE TEDAVİSİ

İşitme Kaybının Teşhisi

İşitme kaybının teşhisi ne kadar erken yaşta sağlanırsa, tedavinin ve bireyin tüm gelişiminin o kadar sağlıklı olacağı unutulmamalıdır. Yani, işitme kaybında erken teşhis çok önemlidir. Özellikle ilk iki yaş, çocuğun konuşmasını geliştirebilmesi için en önemli dönemdir.

Aile çocuğun büyümesini ve gelişmesini dikkatli bir gözlemle takip ediyorsa, işitme kaybı erken dönemde teşhis edilebilir.

Çocukların işitme duyusunu değerlendirmek için artık büyümelerini beklemek gerekmemektedir. Yaşamın ilk günlerinde uygulanabilen basit, ucuz ve güvenilir testler ile yeni doğan bir bebeğin işitme engelini saptamak mümkündür.

Ülkemizde 2004 yılında başlatılan “Ulusal Yeni Doğan İşitme Taraması Kampanyası” ile tüm bebeklere doğum hastanelerinden taburcu olmadan önce işitmelerinin güvenli ve doğru olarak test edilmesi sağlanmaktadır.

İşitme taramaların amacı işitme engeli ile doğan bebekleri doğumdan kısa süre sonra belirlemek, 3 aylık olmadan işitme testlerini tamamlamak, işitme engeli tanısı alanlara 6 aylık olmadan gerekli müdahalede bulunmaktır. Doğduktan sonra en geç 6 ay içinde işitme engeli tanısı konan ve işitme cihazı uygulanıp işitme ve konuşma eğitimi alan bebeklerin konuşma becerisi normal işiten yaşıtlarına benzer düzeyde gelişebilir.

Erken işitme kaybı tanısı konulup, erken eğitilen bebeklerin, lisan gelişimine paralel olarak zihinsel, sosyal ve ruhsal gelişimleri de olumlu etkilenir.

Her aile, bebeğin doğumunu takip eden ilk altı aylık sürenin, işitmenin refleks olarak meydana geldiği bir dönem olduğunu bilmelidir.

İlk 6 aylık dönemde bebekler, 80-90 dB'lik yüksek şiddette bir sese maruz kaldıklarında, tüm vücut kaslarında kasılma ve irkilme görülür. Bebek, aniden ve yüksek şiddette gelen sesi duyduğunda gözlerini kapatır ve sesin geldiği tarafa yönlenir. Sesi duyunca yaptığı işi bırakır. Örneğin, annesinin memesini emiyorsa emmeyi bırakır.

Bebeğinizin ve çocuğunuzun, aşağıda sıralanan davranışları göstermemesi işitme kaybının erken teşhisi için çok önemlidir.

0-2 aylık bebekler

Gürültülü ortamda uyanır,

Annesini görmese de sesine gülerek ya da ağlayarak tepki verir,

Normal tondaki müzik sesine tepki verir,

3-4 aylık bebekler

Gürültülü ortamda uyanır,

İlginç seslere başını çevirir,

Yalnızken kendi kendine mırıldanır,

Yüz yüze iletişim kurulduğunda gülerek ya da ses çıkararak tepki verir,

5-6 aylık bebekler

Gürültü ve konuşma sesinden uyanır,

Annesini görmese bile, annesinin sesinin geldiği yöne başını çevirerek tepki verir,

Yanı başındaki kişilerin konuşmalarını farkeder,

İlginç seslere başını çevirerek tepki verir,

Kendisine seslenen kişiyi görmese de ses çıkararak tepki verir,

7-8 aylık bebekler

Herhangi bir ses duyduğunda kolayca uyanır,

Çıngırak, zil gibi ses çıkaran oyuncaklara ilgi duyar,

Kendi kendine mırıldanırken ses tonunda değişiklikler yapar (işitme kaybı varsa melodik aksan yoktur),

“ba-ba”, “da-da” gibi hece seslerini çıkarır,

9-10 aylık bebekler

Herhangi bir ses duyduğunda kolayca uyanır,

Değişik sesleri taklit edebilir,

11-12 aylık bebekler

Konuşma sesi, saat tıkırtısı ya da kağıt hışırtısı gibi seslerden kolayca uyanır,

Konuşan kişiyi görmese bile, onu fark ettiğini belli eden davranışlarda bulunur,

Bir-iki kelimeyi yerinde ve anlaşılır şekilde söyler,

Yalnızken kendi kendine değişik sesler, hecelemeler, kelimeye benzer sesler çıkararak konuşur,

Bilinçli olarak “anne ve baba” sözcüklerini söyleyebilir,

Çok ileri derecede işitme kaybı olan bebekler sadece görme alanları içindeki nesne ve olaylarla ilgilenirler. İşitme engelli bebeklerde yaklaşık 9. aydan sonra ilk dönemlerde gözlenen konuşma sesleri kaybolur, taklitler ortadan kalkar, ses kaynağına yönelme davranışı görülmez.

Normal işiten çocuklar, eğer gürültülü ortamda uyumaya alışkınlarsa kapı çarpması gibi yaklaşık 90 dB şiddetindeki sese, sessiz ortamda uyumaya alışkınlarsa konuşma sesi gibi yaklaşık 50 dB şiddetindeki sese uyanarak tepki verirler. Bu özellik işitme kaybının tanımlanmasında mutlaka değerlendirilmelidir.

12-18 aylık çocuklar

Herhangi bir işaret kullanmadan, yaklaşık 1 metre uzaklıktan verilen emirleri anlar (“bardağı al” gibi),

Birkaç kelimeyi anlaşılır şekilde yerinde kullanır,

Bildiği hayvan seslerini taklit edebilir,

“Nerede” ile başlayan sorulara başını o yöne çevirerek ya da eliyle işaret ederek cevap verir,

2 yaşındaki çocuklar

Yaklaşık 4 ya da 6 metre uzaklıktan çağrıldığında tepki verir,

Bildiği kelimelerle basit cümleler kurar,

Araba sesi ya da dışarıda havlayan köpek sesini fark ettiğini belli eder,

İsteklerini konuşarak ifade eder,

Oyun sırasında arkadaşları ile konuşarak iletişim kurar,

3-11 Yaş arasındaki çocuklarda aşağıda belirtilen sorunlardan bir ya da birkaç tanesi görülüyor ise, uzman kişilerle ve ilgili merkezlerle iletişime geçilmesi erken teşhisi kolaylaştıracaktır.

Hastalık dışında öksürme, burun akıntısı ya da burun tıkanıklığı, ağızdan nefes alma, burundan konuşma görülüyorsa,

Özellikle kış aylarında tekrarlayan orta kulak iltihabı,

Sık tekrarlayan kulak ağrısı ve kulağın tıkanması

Konuşan kişiye yakın olma ya da yüzünü görmeyi isteme,

Sesin geldiği yöne doğru yönelmede güçlük,

Televizyonu yada radyoyu yakın mesafeden dinleme ve sesini normalden fazla açmayı isteme,

Kendine yöneltilen konuşmalara geç tepki verme veya birkaç kez tekrar ettirme,

“Bardağı getir” gibi komutlara uygunsuz tepki verme ya da ne istenildiğini anlamamış gibi görünme,

Konuşmada ritim, ton ve vurgu gibi özelliklerin olmaması (monoton konuşma),

Konuşurken bazı seslerin atlanması,

Konuşmanın düzgün ve akıcı olmaması,

Çok fazla suskunluk anının gözlenmesi,

Çok gürültülü ortamlarda konuşmaları anlamama,

Okunan hikayeleri takip edememe,

Dikkati verememe veya dikkat süresinin çok kısa olması,

Grup içinde bulunmaktan rahatsızlık duyma veya yetişkin yardımına ihtiyaç duyma,

Okul başarısında düşme, okumada güçlük, okuma sırasında kelime atlama ve bazı sesleri birbirleri ile birleştirerek çıkaramama.

Eğer çocuğunuz kendi yaş grubuna uygun yukarda belirtilen davranışları göstermiyorsa en yakın sağlık kuruluşuna ve varsa bir kulak burun boğaz uzmanına başvurulması gerekmektedir. Kulak burun boğaz uzmanı tarafından muayene edildikten sonra hastanın uygun yaş dönemine göre odyolojik testleri yapılmalıdır.

Genel anlamda odyometrik inceleme, çeşitli tipte ses üreten cihazlardan gelen uyarılara, hastaların cevapları kaydedilerek yapılmaktadır. Şekil 2'de Oyun odyometrisi yöntemi ile işitmenin değerlendirilmesi gösterilmektedir.

Odyometrik inceleme yöntemleri;

• Saf ses odyometresi,

• Konuşma odyometresi,

• Çocuk odyometresi,

• Objektif odyometrik testlerdir.

Bu testlerle, işitme kaybının derecesi ve tipi belirlenir.

Radyolojik görüntüleme yöntemleri de bu tür hastalıkların teşhis ve tedavisinde yardımcıdır. Bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans (MR) görüntüleme yöntemleri en gelişmiş teşhis teknikleridir.

 

 
Opr.Dr. Mehmet Baz © 2008 Ana Sayfa | İletişim

işitme cihazı